< السورة السابقة | فهرس السور | السورة التالية >



حدد حجم خط الآيات
()


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ۝١

Andolsun o göğe ve Târık'a,

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ۝٢

Târık nedir, bildin mi?

ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ ۝۳

O, karanlığı delen yıldızdır.

إِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ ۝٤

Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ ۝٥

Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın.

خُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ ۝٦

Atılan bir sudan yaratıldı.

يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ۝۷

O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ ۝۸

Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter.

يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ ۝۹

O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır.

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ ۝١۰

İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ ۝١١

Andolsun o dönüşlü göğe,

وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ ۝١٢

O yarılıp çatlayan yere,

إِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ ۝١۳

Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür.

وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ ۝١٤

O asla bir şaka değildir.

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا ۝١٥

Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar.

وَأَكِيدُ كَيْدًۭا ۝١٦

Ben de hilelerine karşılık veririm.

فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا ۝١۷

Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.